Fazla veya Düşük Prim Yatırmanın Emekli Maaşına Etkisi Nasıl Olur?

Prim gün sayısını doldurmasına rağmen yaş yüzünden henüz emekli olamayan birçok insan fazla veya düşük prim yatırmanın maaşa etkisinin nasıl olduğunu merak ediyor. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından çalışan statüsündeyken verdiği hizmetlerin karşılığı olarak emekli olma hakkı verilecek olan vatandaşlar, biraz kulaktan dolma biraz da temelsiz bilgilerin çok fazla yaygınlık kazanması yüzünden fazla veya düşük prim yatırmanın maaşa etkisi konusunda yanlış bilgilere sahip durumdalar. Oysa güncel sistemde çok prim gün sayısı yatıran kişinin ya da prim gün sayısın doldurduktan sonra prim yatırmayı kesen kişilerin maaşları hakkında düşük ya da yüksek olur gibi bir söz söylemek mümkün değil.

Fazla veya Düşük Prim Yatırmanın Maaşa Etkisi Var Mıdır?

Gün sayısı olarak düşündüğümüz zaman fazla ya da düşük prim yatırma meselesinin doğrudan maaşa bir etkisi bulunmaz. Fakat burada devreye kaç paralık prim yatırıldığı girer. 2008 senesinde sosyal güvenlik reformu olarak tanımlanan ve birçok şeyin değişmesini, sistemde aktif olarak işleyen birçok mevzuatın yerini yeni kurallara bırakmasına sebep olan 5510 numaralı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, kimilerince çalışanlar aleyhine yeni düzenlemeleri hayatımıza getirdi.

Bu düzenlemelerden bir tanesi de prim gün sayısını doldurmasına rağmen emeklilik yaşını beklediği için çalışmaya devam etmek zorunda olup prim yatırmaya devam eden vatandaşlara yönelikti. Normalde ne kadar fazla prim gün sayısı olursa o kadar çok emekli maaşının alınması gerekse de bu düzenlemeyle beraber prim gün sayısı merkezli değil de prime esas kazancın merkezde olduğu bir etki söz konusu oldu.

Gün sayısı temelli düşündüğümüzde fazla veya düşük prim yatırmanın maaşa etkisi şu şekilde olur; eğer kişi düşük maaş ile çalışıyorsa 2008’den sonraki her sene için ortalama yıllık 20 Türk Lirası değerinde emekli maaşına eksi etkide bulunacak bir durum söz konusu olur. Yani çalışmaya 1985’te başlamış birisinin 2019’da emekli olacağını düşünürsek ve 2008’den itibaren asgari ücretle priminin yatırıldığını göz önüne alırsak her yıl için emekli maaşından 20-40 TL arası düşeceğini biliyoruz. Bu durumda 11 yıllık bir fark var ve gerekli çarpım işlemini yaptığımız zaman en az 220 Türk Lirası düşük emekli maaşının alınması söz konusu olabilir.

Tabii prime esas kazanç ne kadar yüksek gösterilirse emekli maaşı da o kadar artış gösterir. Asgari ücretten yatan bir prim, emekli maaşına negatif etkide bulunuyor olabilir ama 2800-3000 TL bandında prime esas kazancınızın olduğunu düşünürseniz bu durum emekli maaşınıza pozitif etki yapacaktır.

Fazla veya Düşük Prim Yatırmanın Maaşa Etkisi Geçmiş Dönemlerde Nasıldı?

1999 senesinden önce SSK’ya bağlı olarak çalışmakta olan bir işçinin aylık bağlanma oranı şu şekilde işliyordu: 1999 senesi ve öncesinde söz konusu olan dönemler için ilk 5000 gün adına çalışan statüsündeki kişiye yüzde 60, 5000 günden sonra karşımıza çıkan her 240 gün için ise yüzde 1 oranında artış söz konusu oluyordu. Dolayısıyla 9000 günlük prim ödemesi gerçekleştiren bir çalışanın ABO’sunun yüzde 76 seviyesinde olduğunu görüyorduk. Böyle bir durumda ise prime esas kazancı açısından baktığımızda 25 yıllık ortalaması günümüz koşuluyla 2.000 TL olan bir vatandaşın yüzde 76 ABO oranını düşündüğümüz zaman 1520 Türk Lirası emekli aylığı alması gündemde oluyordu.

2000 ve 2008 seneleri arasında ise şu şekilde işliyordu: Aylık bağlanma oranı ilk 3600 prim günü adına yüzde 35, sonrasında gerçekleşen her 5400 gün adına düşündüğümüzde ise her 360 gün için yüzde 2 şeklinde oluyordu. 9.000’den sonraki her 360 gün ise yüzde 1.5 bandındaydı. Böylelikle 25 yıl kesintisiz bir şekilde 9000 günlük prim ödeyen bir vatandaşın prime esas kazanç üzerinden elde edeceği emekli aylığının oranı yüzde 65 seviyesinde oluyordu. Yani bir önceki döneme göre yüzde 11’lik bir azalma söz konusu oldu. Bir önceki örnekte 1520 TL olan aylık bu sefer 1300 TL’ye düştü.

Günümüzde ise Ekim 2008’ten sonra devreye giren kanunu göz önüne aldığımızda aylık bağlanma oranının çok daha fazla düştüğünü görüyoruz. Her 360 gün adına yüzde 2 seviyesinde belirlenen bu orana göre 9000 günlük prim ödemesini gerçekleştiren bir vatandaşın aylık bağlanma oranı yüzde 50 seviyesinde oluyor. Buna göre günümüz koşullarını düşünerek 1999 senesinde 2000 TL’lik prim esas kazancı olan kişinin 1520 TL, 2000-2008 arasında 1300 TL, 2008 ve sonrasını yani günümüzü kapsayan dönemde ise 1000 TL emekli aylığı başlangıcı oluyor.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir